Sığmazam...

Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazsam;
Cevheri lamekan benem, kevnü mekana sığmazam!..

Zerre benem, güneş benem, Çar ile pencü şeş benem;
Sureti gör, beyan ile bil kim ben bu sana sığmazam!

Şems benem, kamer benem, şehd benem şeker benem;
Ruhi revan bağışlarım, ruhi revana sığmazam!

Gerçi bugün Nesimi’yem, Haşimiyem, Kureyşiyem;
Bundan uludur ayetim, ayetü şana sığmazam!
 
 NESİMİ




 

Sevgiliye doğum günü süprizi...


 
 
 
 
 
"MELEKLERİN SÖZÜ VAR"
 
                                    MERVE     




 
  

Bademli nefis kurabiyeler...


 
 Malzemeler
2 çay bardağı pudra şekeri
1 çay bardağından 1 parmak eksik mısır nişastası
1,5 çay bardağı sıvıyağ
250 gr tereyağı(oda sıcaklığında)
2 çay bardağı file badem
8-9 çay bardağı un
 
 
Yapılışı
Fırınınızı 180 C ye(turbo fansız) ayarlayın.
Tepsilerinize(2 tepsi çıkıyor) yağlı kağıt serin.
Pudra şekeri ve tereyağını çırpın.
Sıvıyağı ekleyin.
Nişasta ve elenmiş unu ekleyerek yoğurun.
Son olarak bademleri ilave edin.
Ceviz büyüklüğünde toplar yaparak tepsiye dizin.
(ben 4.1 cm lik tetikli dondurma kepçesi kullandım)
180 C de 20-25 dk kontrollü olarak pişirin.
Üzerleri kızarmadan fırından çıkarın.
Tamamen soğuduktan sonra  pudra şekeri serperek servis yapın.
 
Afiyet olsun...;)
 
 
Güzel arkadaşım Ferhan bu nefis kurabiyeleri bize ilk kez yapıp getirdiğinde 
hepimizin verdiği tepki ilk ısırıktan sonra  gözlerimizi kocaman açarak çığlık atmak oldu.
Kimisi çocukluğunda yediği kurabiyenin tadını bulduğunu, kimisi bugüne kadar yediği en güzel kurabiye olduğunu söyledi
ki gerçekten de öyleydi.
Kıyır kıyır bir un kurabiyesi lezzetinin içinde dişe gelen çok hafif çıtırtılar düşünün.
Bütünlüğü bozmadan fark yaratan file bademlerin güzelliği...

Neyse ben yazıyı fazla uzatmayayım siz de denemekde fazla gecikmeyin..;)
 
Sevgiler...
(En çok da Ferhan'a)
 
 

 
 

Esmer şekerli vişneli muffin...


 

 
Malzemeler
3 yumurta(oda sıcaklığında)
125 gr esmer şeker
Yarım su bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı krema(oda sıcaklığında)
2 yemek kaşığı yoğurt(oda sıcaklığında)
1 paket vanilya
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
bir fiske tuz
1 su bardağı vişne
Yarım su bardağı damla çikolata
2 su bardağı un
Üzerlerine serpmek için pudra şekeri
 
Yapılışı
Fırınınızı 175 C ye (turbo fansız) ayarlayın.
Muffin kalıplarınıza kağıtları yerleştirin.
Yumurta ve şekeri açık renk köpük oluncaya kadar çırpın.
Krema, yoğurt ve yağı ekleyerek çırpmaya devam edin.
Elenmiş unu, kabartma tozunu, vanilyayı ve tuzu karışıma ilave edin
 ve biraz daha çırptıktan sonra mikseri bir kenara bırakın.
Damla çikolataları ekleyin ve spatula veya kaşık yardımıyla
aşağıdan yukarı doğru katlayarak karıştırın.
(bu aşamada arzu ederseniz vişneleri de ekleyebilirsiniz.
ben hamuru kalıba döktükten sonra tek tek eklemeyi tercih ediyorum)
Hamuru muffin kalıplarına dökün.
Vişneleri eşit bir şekilde üzerlerine yerleştirin ve hafifçe parmağınızla bastırın.
175 C de 10-15 dk. pişirin.
Çıkarmadan önce kürdanla pişip pişmediğini kontrol edin.
Tamamen soğuduktan sonra üzerlerine pudra şekeri serperek servis edin.
 
Afiyet Olsun...;)
 
 
mutlu ve huzurlu bir hafta diliyorum herkese...;)
 
 

 

Muhteşem tahinli kek...


 
MALZEMELER
 
3 yumurta(oda sıcaklığında)
1,5 su bardağı şeker
1 su bardağı yoğurt(oda sıcaklığında)
Yarım su bardağı tahin
Yarım su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı iri dövülmüş ceviz
1,5 çay kaşığı karbonat
2,5 su bardağı un

Üzeri için
Yarım su bardağı tahin
3-4 çorba kaşığı kahverengi toz şeker(beyaz şeker de olur)

YAPILIŞI

Fırınınızı 175 C ye(turbo fansız) ayarlayın.
Kalıbınızı yağlayın ve hafif un serperek fazlasını silkeleyin.
Şeker ve yumurtayı açık renk köpük oluncaya kadar çırpın.
Sırasıyla yağı, yoğurdu ve tahini ekleyerek çırpmaya devam edin.
Elenmiş unu ve karbonatı ilave ederek karışana kadar çırpın ve mikseri bir kenara bırakın.
Cevizleri ekleyin ve spatula veya kaşık yardımıyla hamuru alttan yukarı doğru katlayarak karıştırın.
Yağlanmış kalıba dökün ve 175 C de 25-30 dk pişirin.
(benim yaptığım gibi küçük kalıplarda yapmak isterseniz 13-15 dk. yeterli olacaktır)
Fırından çıkarmadan önce kürdanla kontrol edin.
Soğuduktan sonra yarım bardak tahini kaşıkla kekin üzerine gezdirin
 ve daha sonra şeker serperek servis yapın.

Afiyet olsun...;)

Şurda "en kısa sürede yayınlamayı düşünüyorum" dediğim
 ve çoğunlukla Angel kek kalıbında yaptığım bu nefis keki  Donut kalıbında denedim bu kez...
biraz uğraştırsalar da beni değdiler sanki...
Hangi kalıp olursa olsun  mutlaka denemenizi tavsiye edeceğim bir tariftir bu...
özellikle bir fincan kahvenin yanında size herşeyi unutturur...

 ve sanırım bugün tam zamanı...:(



 

Kahve sohbeti...

"Sen sanıyorsun ki affettiğinde karşı tarafı mükafatlandırıyorsun...
Şayet affetmenin ilahi rahmetini duyumsayabilseydin,
bütün yaşamını affetmeye adardın..."
 
                                                  Allah De Ötesini Bırak/ Uğur Koşar
 
 
 
 
 

rica...

   "fil kurabiyemin fotoğrafını çekip bloğuna koyar mısın anne?...
ama altına oğlum yaptı diye yazmayı unutma..."
 
 
  Huzurlu ve güzel bir hafta diliyorum herkese... ;)
 
 

Kahve sohbeti...

"Hindistan’da bir sucu, boynuna astığı bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış.
Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş.
Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş...
Sucu her seferinde patronunun evine sadece 1,5 kova su götürebilmiş.
Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş...
İki yılın sonunda bir gün, çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş.
"Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum.""Neden?" diye sormuş sucu.
"Niye utanç duyuyorsun?"
Kova cevap vermiş:
"Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum...
Benim kusurumdan dolayı sen bu kadar çalışmana rağmen, emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun."
Sucu şöyle demiş:
 "Patronun evine dönerken yolun kenarındaki çimenleri fark etmeni istiyorum."
Gerçekten de tepeyi tırmanırken çatlak kova patikanın bir yanındaki yabani çiçekleri ısıtan güneşi görmüş...
Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısını kaybettiği için kendini kötü hissetmiş ve yine sucudan özür dilemiş...
 Sucu kovaya sormuş:
 "Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu ve diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını fark ettin mi? Bunun sebebi, benim senin kusurunu bilmem ve ondan yararlanmamdır. Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün ırmaktan dönerken sen onları suladın. İki yıldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp onlarla patronumun masasını süsledim. Sen böyle olmasaydın, o evinde bu güzellikleri yaşayamayacaktı...
 
Hepimizin kendimize özgü kusurları vardır...
Hepimiz aslında birer çatlak kovalarız...
Tanrı’nın büyük planında hiçbir şey ziyan edilmez...
Kusurlarınızdan korkmayın. Onları sahiplenin...
Kusurlarınızda gerçek gücünüzü bulduğunuzu bilirseniz eğer,
Siz de güzelliklere sebep olabilirsiniz..."
 
Önce kusurlarımızı görebilmek sonra onları kabullenmek ve daha sonrada aşabilmek dileğiyle...;)


 

Mira'ya sevgilerimle...


 
 
 Güzel ailen ve sevdiklerinle birlikte,
    tıpkı adının anlamı gibi
 harika
    bir yaşam diliyorum sana minik Mira...
 
Kalbinden güzellik ve Aşk eksik olmasın hiç...
 
 
 
 
 

Dünyanın en güzel portakallı-çikolatalı keki...




Malzemeler
 
4 yumurta(oda sıcaklığında)
1/2 su bardağı şeker
100 gr tereyağı(oda sıcaklığında)
1 kutu krema(oda sıcaklığında)
1 portakal kabuğu rendesi ve suyu
150 gr bitter+sütlü çikolata
1,5 su bardağı un
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Bir fiske tuz
 
Yapılışı
 
Fırınınızı 170 C ye(turbo fanlı) ayarlayın.
Kek kalıbınızı yumuşak tereyağı veya margarinle yağlayın.
  Üzerine biraz un serpin ve kalıbınızı hafifçe sallayarak unun heryere dağılmasını sağlayın.
Daha sonra ters çevirip unun fazlasını silkeleyin.
İki yemek kaşığı krema, portakal suyu ve çikolatayı benmari usulü eritin.
Çikolatalar eridikten sonra altını kapatarak ılınmaya bırakın.
Yumurta, şeker ve tuzu açık renk  köpük olana kadar çırpın.
Tereyağını, kalan kremayı ve portakal kabuğunu ekleyerek çırpmaya devam edin.
Un, vanilya ve kabartma tozunu ilave edin ve bir iki dakika daha çırpın.
Bu karışımın üçte birini bir kenara ayırın ve kalanını yağlanmış kalıba dökün.
Ayırdığınız kek hamurunu, benmari usulü erittiğiniz çikolatalı karışıma ekleyin ve  daha önceden kalıba döktüğünüz kek hamurunun üzerine ilave edin..
 Ve yemek kaşığıyla yavaşça alttan yukarı doğru karıştırın.
Burda amaç çikolatalı kısmın hafif bir şekilde alttaki kek hamuruyla karışması.
175 c de yaklaşık 30 dk pişirin.
Fırından çıkarmadan önce kürdan testi ile pişip pişmediğini kontrol edin.

Afiyet Olsun...;)
 
Tarifi yine Gül Hanım'a ait olan bu kek gerçek bir fenomen!
Portakal ve çikolatanın birleşiminden oluşan lezzet zaten başlı başına bir olaydır bilirsiniz...
İşin içine bir de kremanın girmesi bu kekin lezzetini ikiye katlamış...
Hani şurda yazmıştım, "misafir sayısı kadar tarifin fotokopisini çektiririm" diye... Hıh, işte bu keki  ikram ettiklerime de aynı şeyi yapıyorum, yoksa oturup yazıcam tek tek, kaçarı yok... ;)
Böyle çoğalttığım bir kaç tarif daha var... Biri "muhteşem tahinli kek", bir diğeri de "elmalı brokoli" salatası...
İnşallah onları de en kısa sürede yayınlamayı düşünüyorum, böylesi güzel tadlardan daha fazla mahrum kalmamanız adına...;)
 
Bu kez sakin ve huzurlu bir hafta diliyorum hepinize...
(ben çok yoruldum da)